5 Mayıs 2013 Pazar

Çocuklarımıza Bırakacağımız En Güzel Miras, Güzel Ahlaktır.

Herkese Selam 

Gönlümüzden geçenleri bastırdık zannediyorum..
İnsanların tertemiz doğduğuna inanıyorum. Bebekken yada çocukken hangimiz ailemizin mutlu olmasını istemedik?
Ne güzel değil miydi? Çocukken hiç derdimiz olmaz, hiç tasalanmazdık.
Anne diye bir melek vardı nasıl olsa. Meleğin ne demek olduğunu belki anlayamadık, ama annemiz öğretti.
Annemiz bizi soğuktan korudu, bizi giydirdi ve içirdi.
Herşeyimizi babamız tamamladı ki ben dahil bazılarımız bundan da yoksunduk..
Hayatımızda eksik olan şeyler vardır hep ve bunların temeli çocukluğa ve terbiye ile kazanılan ahlaka bağlıdır.

Gerçekten bu zamanı kavrayanlar ve insanlara tesirini farkedenler için insanların ;
-Sabırsızlığı ve Aceleciği
-Bencilliği ve küstahlığı
-Önyargısı ve kini
-Gıybeti ve kibiri
 ve lafzına müsait olamadığım birçok huy, aslında çocuğa küçükken enjekte olur.

İste burada görev bizi hem doğuran hem bakan hem herşey hem herşey annemize düşüyor.Erkeklere de anneleri ve adaylarını uyarmak düşüyor. 
*Soframızda bir gürültüdür kopuyor herkes bitecekmiş gibi yemeğe saldırıyor ve deniyor ki ''Çabuk ye bak kalmaz''.
*Ertesi gün çantasına kap konuluyor ve deniliyor ki ''Tek ye aç kalma, isteyene de akşam annem evde yok dersin ''
*Deniyor ki ''Iyk bulaşma bu pislere baksana yerden topluyori, sakın konuşma, hep camı pencereyi indiriyor bunlar.. ''
*Daha paltosunu çıkarmadan kulakları kirleten bir laf '' Halan da bugun filanca yere gitmiş, deli bu kadın.. ''

Hanımefendiler ve beyfendiler,
Çocuğunuz merak etmeyin istemediği kadar mal sahibi olacak ama,

Bir aile çocuğuna güzel ahlaktan daha güzel hangi mirası bırakabilir?
Hangi ödül bir anneyi ''Amine hanım çocuğunuz pek terbiyeli her sabah gülerek 'Günaydın' diyor hem geçen marketten dönerken poşetler için yardım etti. Ne güzel evlat! '' denmesinden mutlu eder?

Peki bu ödüller ödülünü kazanmanın yolları nelerdir?


( Bu kısım ikna için olup inandırıcı sözler içermektedir taâki yıldızlara kadar ) 

Hepimizin bildiği üzere, Alem harika bir güzellik ve nizam içinde yaratıldı. Sağlıklı bir insan görünüm itibariyle gerçekten güzeldir sebebi onu yaratan El-Halik güzeldir. Sizce Allah'tan güzeli olabilir mi ?
Ve elbette Allah doğadaki her şeye bir güzellik verdiği gibi insan fıtratına da güzellik vermiştir. Güzelliğin en büyük tecellisi ki onu gören kadınlar meyve kesecekken O güzel insanın güzelliğine kapılıp parmaklarını kestiler. O güzel insan ki Yaratılan güzelliğin yarısı tüm evrene ve diğer yarısı O'na verilmiştir.

Bu kişi dedesi büyük bir şehiri uyarmış ve şehirdışında bir hayat sürmüş, babası ki çoban, kirden uzak huzurda ve sakin O güzellik abidesinden önce.Babası onun kokusunu mecburen kaldığı şehirden ayrılır ayrılmaz, ona bir fersah yaklaşır yaklaşmaz almıştı.
Bu Zaat ne zulümler gördü!
Babasının şevkatinden sökülüp , ha birde dövülüp kuyuya mı atılmadı, aç susuz?
Ama o babasının ona öğrettiğini almıştı ve Biricik Rabbine yalvardı,
Dedi ki '
'Ey gâib olmayan Şâhid! Ey uzak olmayan Karîb! Ey mağlûp olmayan Galip! Beni bu musibetten kurtar! Bunun için bana bir çıkış yolu nasip et!".
İlah tutup onu Mısırın Azizinin yanına koymadı mı ?
Onu en güzel nimetlerle besleyip güvenliğini sağlamadı mı ?

Gelin bir konuda anlaşalım.Gerçekten yedi kat göğü ve yedi kat semayı Allah-ü Teala yarattı.
Onun şanı pek yücedir! Ellerine bir bakar mısın, ne güzel emirine iteat ettirilmiş de sen onunla işlerini görüyorsun.Ondaki bir rahatsızlık da tüm işlerini engelliyor ve sen ellerine muhtaçsın.
Bir odada olsak ve yemek ile su bize gardiyan tarafından verilse biz yemeğe mi muhtaç oluruz yoksa gardiyana mı? Elbette gardiyana muhtacız denildi duyuyorum.. Yemek asla gardiyanın eline gökten inmedi.Bunu bir aşçı pişirdi bir şoför getirdi ve bir çiftçi yada hayvancı yetiştirdi bir pazarcı da sattı.

Hal bu iken  bunların hepsine insanları vesile kılan Güzel zaata teşekkür etmede geç kalmadık mı?Sahi, geç kaldığımız bir konu da insanın fıtratı ve en güzel olan ahlak kabiliyetidir.
Bu Ahlak Kabiliyyeti elbette Allah'ın terbiyesi ve huylarıdır, yalnışım varsa affoluna yakıştırma ile.
Allah gerçekten en güzel davranandır, ne bir sözünden cayar, ne üşenir. Onun için yapmak pek kolaydır, şanı pek yücedir!

Bu yüce zaat dünya gibi bir necasete, bir hades abidesi rezil ve zelil dolu yeryüzüne ne güzel bir kul gönderdi !
Bu kul ki Düşmanları bile evindekileri ona emanet ediyor, kendisine yalancı diyemiyor ancak şair diyorlardı!
Bu kul ki herkesin sevgisini kazanmış hatta '' O'nun edebini ve ahlakını şüphesiz Yusuf'un güzelliğine tercih ederdik '' diyorlardı mealen.

Kendisine nasıl bu kadar sevildiği sorulduğu, nasıl insanlar için bir iftihar tablosu olduğu sorulunca ne güzel söyliyordu. '' Beni Allah terbiye etti ''

O ki bir yetim, babasını hiç görmemiş.. Hep başkalarının yanında yaşamış ve görerek çok şey tecrübe etmiş. O ne güzel insan. Ne güzel insan olmak zorunda, omuzlarında nasıl bir yük, nasıl bir sorumluluk, nasıl bir üzüntü ve özlem..
Hatasız olmak zorunda ki insanlara maâşuk olsun.Yükü onun ki dağı darmaduman eden melek ona görünür ayet söyler. Sorumluluğu ki taa Allah-ü Tealadan. Üzüntüsü inanmayanlardan ve özlemi rabbine mesafesinden..

O hiç mi hata yapmadı?
Allah yarattığını kusurlu yaratır mı?

Ne güzel dönüyor dünya, ne güzel bir ekosistem, ne güzel bir galaksi ve görüntü. Kafamızın içindeki nöronlarla uzay kısmen aynıdır. Hepsi Allah'ın güzelliğindendir.
Allah hiç kullarına güzelin ne olduğunu bildirir de onlara ulaşmaları için bir kapı açmaz mı?
Kapısını hangi mücevherle süslerseniz ona yetişebilirsiniz?

Allah-ü Teala yeryüzüne bir Ahlak Kolleksiyonu yaratma gücü yetmez mi  ki onun adı Allah ile beraber yazsın, ki onun adı tüm kitaplarda yazsın..

Toraht'ır orijinali ki biz Tevrat diye öğrendik. Torah Töre kelimesine benzer değil mi ki töre güzel olanın aktarılmışı anlamına gelmesin? Bu kitapta ''Mohammedim' diye yazılmıştır ve insanlar müjdelenmiştir.
Bu insan yüzyıllar öncesinden müjdelenmiştir


* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 

Her anne baba çocuğuna ahlakı bıraksa ne güzel bir dünyada yaşardık. Hapishaneler ve belki karakollar olmazdı hatta zannediyorum mahkemelerde olmazdı.
Çocuklarımıza güzel bakalım ve onlara en kıymetli mirası verelim ki onlar bizi gururlandırsın ve sevindirsin.
Çocuklarımızdan beklediğimiz bize , güzel değerlere ve vatana millete sahip çıkması değil midir?
Çocuklarımızı nasıl eğiteceğiz?

Sevgili okur; cevap gerçekten kolaydır :)
Her şeyin içinde bir güzellik yaratan Allah'ın insanlar içinde yarattığı güzelliği örnek alacağız :)

Çevremizi saran her icad doğadan taklittir. Doğa Allah'tandır.Doğa kusursuzdur.
Hakikaten insanlar içinde Allah'ın sevgilisi Hazret-i Muhammed ne güzel ahlaklı idi!
O küçük yaşta beklemeyi öğrenmişti, düşünmek için çok yol gitmişti. Sadık olmayı tüccarlıkta ve kötü görmemeyi kötülerden öğrenmişti ve düşünmemeyi.

O hiçbir zaman kötü gözle bakmamış ve kimsenin malına gözünü koymamıştı. O düşmanlarını bile dinler ve onlara saygı duyardı, insanlara değer verirdi, son konuşanı aynen ilk konuşan kadar dikkatle dinlerdi. Gösterişten kaçınır oturduğu yeri sabitlemez herhangi bir yere oturur herkesle eşit ilgilenir, ne bir kimsenin kalbini kırar, nede bir kimseye diğerinden çok özenirdi. Sanki davranışları bir sanâtkarın elinden çıkmış kadar tertemiz ve beğenilesi, taktir edilesi idi.

Hiçbir harf onun ''Övülen'' sıfatını tarif edemez ve hatta yanına yaklaşamaz onun güzelliğinin. İç güzelliği ise bir Başka, dinleyenleri dinletiyor, bakanları seyrettiriyor, küsenleri barıştırıyor, kızanları yatıştırıyor ve daha nice !
Ucubeleri eğitiyor, çuvalları güzelliklerle dolduruyor, keresteleri yontuyor ve hizaya sokuyor, yola getiriyordu.Nasıl da her hareketinde , her sözünde bir güzellik vardı onun?
Onu Allah terbiye etmişti.

Allah'ın yarattığı evrende, Allah'ın verdiği canda Allah'ın emaneti oğullarımız ve kızlarımıza Allah'ın lutfu ve sevgilisi Muhammed Mustafa'nın ahlakınından başka kimin ahlakını yakıştıralım?
Oğullarımıza ve kızlarımıza bedeni ihtiyaçlarını verip ruhii ihtiyaçlarından mahrum mu edeecğiz?

Ne olur? İnsanlığın İftihar Tablosunu anlatma cürretine kalkışmış bir kaynak bulalım ve evlatlarımızı O güzelliğe benzemek ile şereflendirelim ve neticesi ile gururlanalım sevgili ebeveynler. 
Hafizen Allah harama baktığımız zaman '' Benden güzelini mi buldun '' diyorsa bizde bakmıyorsak,
Allah'ın sevgilim dediğinden başka kimi seveceğiz ?Kime benzemeye çalışacağız ?

Haydi tutalım evladımızın ellerinden ve kulağına diyelim , '' Sen Muhammed Peygamberi tanıyor musun ? :) ''

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder